Trump/Harris Amerikan Maliyesini Nasıl Değiştirecek?
- Hüseyin Efe Akpınar
- 17 Eki 2024
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 Kas 2025

Dünya gündeminin en çok konuştuğu konulardan başlıcası şüphesiz ki Amerikan seçimleri ve biz de bu konuyu defalarca kez ele aldık. Bu konuya getirmek istediğim bir diğer perspektif ise Amerikan seçimlerinin başlıca adayları Kamala Harris ve Donald Trump’ın birbirinden tamamen farklı vergilendirme politikaları. Bugünkü yazımızda, bu iki adayın vadettiği vergilendirme politikalarını iktisadi olarak karşılaştıracak ve bu politikaların adayların seçim kampanyalarına etkisini tartışacağız.
Trump'ın Politika Önerileri

Donald Trump, pek de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, mevcut vergi kesintilerinin korunmasını, vergi muafiyetlerinin arttırılmasını ve ölümden sonra mülk transferinde ödenen “Estate Tax” sisteminin kaldırılmasını öneriyor. Sadece bu önerilerin dahi Amerikan hükümetine maliyetinin 4,6 trilyon dolar olduğu göz ardı edilmemeli. Hatırlamamız gerekirse 2017 yılında Donald Trump, Kurumlar Vergisi oranını yüzde 35’ten yüzde 21’e indirmişti. Bu seçimde sunduğu vaat ise bu oranı yüzde 21 oranından yüzde 15 gibi etkileyici bir orana indirmek. Aynı zamanda Donald Trump, garsonlar gibi bahşiş üzerinden para kazanan mesleklerin topladıkları bahşişlerden alınan vergilere muafiyet vaadi sunuyor. Vergilendirme alanındaki son vaadi ise, Amerikan vatandaşlarının hayatına 2017 yılındaki vergi yasası değişikliğinden sonra giren yüksek vergi oranlarına sahip eyaletlerde ikamet eden vatandaşların ödediği yerel vergilerin ödemekle yükümlü oldukları federal vergilerinden düşülmesini engelleyen yasa maddesini kaldırmak.
Donald Trump’ın göz yaşartıcı derecede bütçe açığına sebep olabilecek vergi politikalarını (bu açığın ilerleyen yıllarda on trilyon doları geride bırakması bekleniyor) telafi etmek için sunduğu çözüm ise gümrük vergilerini ciddi derecede arttırmak ve Joe Biden’ın yeşil enerji vergilerini bütçe açığını kapatmak için kullanmak, ki Donald Trump’ın iklim değişikliği konusundaki fikirleri açıkça biliniyor. Bu politikaların mali boşlukları kapatmak için yeterli olmadığı düşünülmekle beraber, Amerika Birleşik Devletleri’nin gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde altısına mal olan federal açığın yüzde sekiz oranına çıkması bekleniyor. CRFB (Committee for Responsible Budget)’ ye göre, Donald Trump’ın sunduğu yeni vergilendirme politikaları Amerika Birleşik Devletleri’nin borcuna 7,5 trilyon dolar ekleyebilir.

Harris'in Politika Önerileri
Öte yandan, Kamala Harris’in vergi politikaları Joe Biden’ın günümüzde izlediği politikalara dayanmakta. Kamala Harris, Donald Trump’ın 400.000 doların altında geliri bulunan vatandaşlara yaptığı vergi kesintilerini sürdürmeye devam edeceğine dair yemin etti. Bu düzeyin üstündekiler için ise, vergi oranını eski seviyesi olan yüzde 39,6 oranına çekmeyi vadetti. Ayrıca Donald Trump’ın şirketlere yönelik vergi kesintisini kısmen kaldırıp kurumsal vergi oranını yüzde 28’e çekmek istiyor. En tartışmalı vaadi ise, gelir düzeyi en yüksek seviyedeki Amerikalıların gelirlerinden almak istediği vergiler.
Kamala Harris’in de büyük miktarda vergi indirimleri vadettiği göz ardı edilmemeli. Bu vergi indirimleri daha çok hedefli krediler formunda. Çocuklu ailelere sağlanan vergi kredisinin 3.600 dolara (günümüzdekinin neredeyse iki katı) çekilmesi, yeni çocuk sahibi olmuş ailelere 6.000 dolar vergi kredisi sağlanması, bir çeşit tersten gelir vergisi olan kazanılmış-gelir vergi kredisi sistemini geliştirmek diğer vaatleri arasında. Ayrıca, ilk defa ev sahibi olan kişilere 25.000 dolarlık finansal destek sağlanması ve yeni start-uplara 50.000 dolara varan destek sağlanması önemli sosyal refah vaatlerinden sayılabilir. Tıpkı Donald Trump gibi Kamala Harris de bahşişlerden alınan vergiyi kaldırmayı vadediyor, hatta Donald Trump, Kamala Harris ile “fikrini çaldığı” için açıkça dalga bile geçti.

Kamala Harris’in yeni vergilendirme politikalarının önümüzdeki on yıl içerisinde Amerika Birleşik Devletleri hazinesinde iki trilyon dolarlık bir kazanç oluşturması beklense de yeni vergilerin ve özellikle şirketler üzerindeki şiddetli vergi yükünün büyümenin önünde bir engel teşkil edeceğini kestirmek pek zor değil. The Tax Foundation’a göre, Kamala Harris’in politikaları, Amerika Birleşik Devletleri gayrisafi yurtiçi hasılasının önümüzdeki on yıl içerisinde yüzde iki oranında küçülmesine sebep olacak. Nihai sonuçlardan biri, Donald Trump’ın politikalarının olası neticesi kadar büyük olmasa da bütçe açığının artmaya devam etmesi. CRFB’ye göre, Kamala Harris’in planlarının aynı süre zarfında bütçe açığını yaklaşık 3,5 trilyon dolar oranında büyütmesi bekleniyor. Kamala Harris’in amacı parayı zenginden fakire dağıtmak olarak gözükse de bu politikanın etikliği ve olası başarısızlığı tartışılmaya devam ediyor.
Sonuç
Kongre bölünmüş olduğu sürece Kamala Harris’in de Donald Trump’ın da mevcut hedeflerine ulaşması fazlasıyla zor görünse de 2017 vergi hükümlerinin zaman aşımına uğraması gibi bir problem göz önünde bulundurulduğunda Senato ve Temsilciler Meclisi’nin bu hükümleri devam ettirmek için iş birliği içinde bulunması muhtemel görünüyor. Bu politik karışıklığın yeni başkanın kendi politikaları lehine bir kanunu Kongre’den geçirmek için bir koz olarak kullanılacağı kesin, ve hangi vergilendirme politikasının uygulanacağı tamamen Amerikan halkının iradesine bağlı.








Yorumlar